Onur Yilmaz

Just another WordPress.com weblog

Archive for the ‘Derinlemesine bir pas’ Category

Regal ve Türkiye’nin İlk Yaratıcı Reklam Uygulaması

leave a comment »

Dün bir süpermarkette alışveriş yaparken gördüğüm Regal reklamları epey dikkatimi çekti. Pazarlama iletişimine yeni bir mecra kazandırması açısından da bir o kadar dikkat çekici olduğunu düşünüyorum. Meyve reyonunda gördüğüm reklamlarda, meyvelerin üzerinde şöyle bir yazı var; “Regal’de saklanmazsam çok bozulurum.

Biraz araştırdıktan sonra Regal İletişim Müdürü Zeynep Oral‘ın şu açıklamalarına denk geldim.
“İletişimde yenilikçi bir bakış açısıyla hazırlanmış projelere ve farklı mecra kullanımlarına yöneliyoruz. Bu anlayışla son reklam çalışmamızda marketlerde tüketicilere esprili sürprizler yapıyor, ilgilendikleri ürünle Regal arasında doğrudan bağlantı kuruyoruz. Uygulamada ürün bilgilerine de yer vererek ihtiyaç sahiplerinin satın alma kararını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Regal’in çizgi dışı marka kimliğine uygun yenilikçi reklam çalışmalarımıza bundan sonra da devam edeceğiz.”

Kusursuz ve güzel diyebileceğim bir reklam olmamasına rağmen ilk ve “yeni” olması beni epey sevindirdi diyebilirim. Önümüzdeki aylarda Regal reklamlarından başka uygulamalar da göreceğimizden hiç şüphem yok.

Written by Onur Yilmaz

October 21, 2009 at 5:35 pm

Domuz Gribi

leave a comment »

Sağlık bakanı Akdağ: Biz domuz gribi aşısını satın alma konusunda, önde
gelen ülkelerdeniz Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribine yönelik aşı
üretecek firmalarla görüştüklerini bildirerek, “Biz aşıyı satın alma
konusunda masaya oturmuş, önde gelen ülkelerden biriyiz“ dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 35-40 milyon doz domuz gribi aşısı almayı
planladıklarını, aşısının ilk partisinin Ekim ayında Türkiye’ye
getirileceğini söyledi.

Dünyadaki diğer ülkeler, domuz gribinin labaratuvarda biyolojik silah
olarak üretildiğini ve insanlığın başına bela edildiği yazıyor. Domuz gribi
aşısıda henüz geliştirilen ve içeriği açısından ölümcül tehlikeleri olan bir
ürün.

Şimdiye kadar üç firma üretim yapmış:

GlaxoSmithKilne firmasının Pandemrix adlı aşısı.
Baxter International‘ ın H1N1 aşısı.
Her ikisininde henüz lisansı yok. Avrupa ilaçlar kuruluşu tarafından
onaylanmamış.
Novartis tarafından üretilen Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent

Amerikan’nın bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler artıyor.
Aşılardan ölümler meydana gelmekte. İngiltere ülkesinde kesinlikle böyle bir
uygulama yapmayacağını söylüyor. Diğer ülkelerdede durum farklı değil.
Bu aşılar yapıldıgı takdirde:
Guillain-Barre sendromu, vaskülit, felç, anafilaktik şok ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.

Novartis’in kendi resmi evrağında bulunan yan etkilerden
bazıları:

Local injection site reactions (including pain, pain limiting limb
movement, redness, swelling, warmth, ecchymosis, induration)
Hot flashes/flushes
Chills
Fever
Malaise
Shivering
Fatigue
Asthenia
Facial edema.
Immune system disorders
Hypersensitivity reactions (including throat and/or mouth edema)
In rare cases, hypersensitivity reactions have lead to anaphylactic
shockand death
Cardiovascular disorders
Vasculitis (in rare cases with transient renal involvement)
Syncope shortly after vaccination
Digestive disorders
Diarrhea
Nausea
Vomiting
Abdominal pain.
Blood and lymphatic disorders
Local lymphadenopathy
Transient thrombocytopenia.
Metabolic and nutritional disorders
Loss of appetite.
Arthralgia
Myalgia
Myasthenia
Nervous system disorders
Headache
Dizziness
Neuralgia
Paraesthesia
Febrile convulsions
Guillain-Barré Syndrome
Myelitis (including encephalomyelitis and transverse myelitis)
Neuropathy (including neuritis)
Paralysis (including Bell’s Palsy)
Respiratory disorders
Dyspnet
Chest pain
Cough
Pharyngitis
Rhinitis
Stevens-Johnson syndrome
Pruritus
Urticaria
Rash (including non-specific, maculopapular, and vesiculobulbous).

Dünya gribe karşı vitamin takviyesi ve geçmişte kullanılan ilaçlarla çözüm sunuyor.

Written by Onur Yilmaz

October 14, 2009 at 11:19 am

Facebook’un En Hızlı Büyüdüğü Avrupa Ülkesiyiz

leave a comment »

Facebook  Türkiye’den  Eylül ayında 1.03 milyon üye daha kazanarak  toplamda 14.5 milyon Türk kullanıcıya ulaşmış. Avrupada en büyük facebook üyesine sahip olan ülke olarak göze çarpan İngiltere’de ise Eylül ayında 300bin kişi Facebook’a üye olmuş.

Inside Facebook verilerine göre ;

facebook-europe-2

Resmi istatistiklere göre Türkiye’de 17.8 milyon internet kullanıcısı var ve Avrupa’da 7. sıradayız. İnternet kullanımının hızla geliştiği ülkemizde , “gelişime” ve ” yeniliğe” bu kadar açık olmasakta , öyle görünüyor olmamızın sebepleri arasında  acaba facebookun büyük bir kesim tarafından “dating” sitesi olarak görülüyor olması olabilir mi ?

Ancak unutmamak gerekir ki , Facebook ve benzeri siteler profesyonelce kullanılarak reklam, medya ve pazarlama için değişilmez bir araç halini alabilir. Bu gidişle görünen o ki ; önümüzdeki yıllarda viral reklamları facebook üzerinde daha sık göreceğiz.

Umarım friendfeed ve twitter ‘da  “datingci abilerimize ve ablalarımıza”  kurban gitmez.

Written by Onur Yilmaz

October 9, 2009 at 6:42 pm

Sosyal medya, bloglar ve sansür

leave a comment »

Gazeteler yazdı, çizdi..  İnternette 2012’de blogların ulaşacağı sayıları öngören araştırmalar elden ele geziyor. Bloglar her gün daha çok değer ve güven kazanıyor. Çok değil, sadece 5 yıl önce ciddiye alınmazlarken bugün iş ilanlarında bile iş başvurusu yapan kişinin “okunan” bir blogunun olması isteniyor. Çünkü iletişim şekil değiştiriyor.Sosyal Medya; her şeyin ötesinde bir yerde duran Facebook, yüzlerce takipçisi olan kişisel bloglar, gazetecilerin yazılarında referans gösterdiği Ekşisözlük ,  FriendFeed ve  Twitter gibi basitçe ileti, link paylaşma platformları.. Tüm bunlar ve diğerleri planlı kullanıldığında dijital iletişim için kusursuz ortamlar.

2000’lerin başında, “Geleneksel reklamcılık tarihe karışıyor, internet reklamcılığı hem ucuz hem ölçülebilir” diyorduk. Bugün bu önerme hâlâ geçerli ancak durum biraz daha karışık ve ölçme kısmı bu anlamda daha zor. Blogları dışarıda bırakırsak, Sosyal Medya’yı ölçmek ancak kısa ve uzun vadede ulaşılması istenen hedeflere göre mümkün olabiliyor. Buna da kelimenin tam anlamıyla “ölçümleme” diyemiyoruz. Ancak, Sosyal Medya’nın ölçülemeyen kısmındaki ikna kuvveti, misal ölçülebilir bir iletişim aracı olan banner’dan kat kat büyük. Blogların Sosyal Medya’daki önemi gittikçe güven ve popülerlik kazanmalarından, teknik olarak ise Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve Page View açısından kolayca takip edilebilir olmaları. Blogların etkisi ve gelecekte kamu gözünde edinecekleri yere dair yapılan öngörüler internetin geleneksel medyaya kolayca kafa tuttuğunun kanıtı. Gelecek, manipülasyon gücünün sadece büyük geleneksel medyada değil, herkeste bir parça olabileceğine dair tüyolar veriyor.

En son Myspace ve Lastfm’in sansürlenmesini düşününce internetin varoluşundan gelen demokratiklik Türkiye’de hayli tartışmalı. Böyle bir ülkede yaşıyor olsak bile bloglar hâlâ isteyen herkesin kendini ifade edebildiği ücretsiz, özgür bir medya ve marka iletişimi yapmak için biçilmez kaftan. Kullanmayı bilene tabii…

Written by Onur Yilmaz

October 9, 2009 at 3:19 am

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.